Patanjali tarafından yazılmış olan Yoga Sutraların 1.2. si olarak geçen sutra “yogaś-citta-vr̥tti-nirodhaḥ” bize yoganın zihin dalgalarını susturduğundan bahseder.

Zihin dalgaları tanımı, zihnimizde oluşan her bir düşünceyi ifade eder. Gündelik hayatta, farkındalık geliştirip kontrol edilmediği sürece zihin düşünce üretmek üzerine kuruludur. Bu düşüncelerin oluşumu, çağrışım yoluyla devam eder. Yani, aklınıza ilk gelen düşünce bir noktada size bir çağrışım yaparak başka bir düşünceyi zihninize davet eder. Yeni gelen düşünce ve bunu takip eden düşünceler de aynı şekilde zihninizde oluşturulur.

Peki bu dalgalanmalar, yani sürekli kafamızın içinde konuşan düşünceler nasıl olur da susturulur diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Aşamalı olarak gerçekleştirilen zihin kontrolü sayesinde düşünceleri durdurmak mümkün. İlk aşama olarak karmakarışık bir şekilde ordan oraya savrulan zihnimizin farkına vararak işe başlamamız gerek. Bu noktada düşünceleri durdurmak için kendimizi zorlamak yerine yalnızca onları izleyip gözlemlemek zihnimizin ne durumda olduğunu anlamamızı sağlayacaktır. Yani yapmamız gereken şey dış dünyadan çekilerek, dikkatimizi içimize (zihnimize)doğru yönelmek olmalıdır. Bu 8 dallı Asthanga yoganın 4. basamağı olan Prathyahara, yani duyuların içe döndürülmesi olarak tanımlanır.

İkinci aşama, tıpkı bir çocuğu oyalamak için nasıl oyunca veriyorsak zihne de odaklanması için bir oyuncak vermek. Bu aşamada çok çeşitli yöntemler kullanmak mümkün. Odaklanacağınız şey nefes alışverişleriniz olabileceği gibi, bedeninizdeki herhangi bir uzvunuz (burnun ucu, ayak başparmağı, vb.) veya bölge (iki kaşın ortası, başın tepesi, göbek deliğinin iki parmak altı, vb.), hareketsiz duran bir obje (mum alevi, çiçek, mandala, sri yantra, vb.) gibi daha birçok şey olabilir. Dhrana olarak tanımlanan bu basamak, zihni tek bir noktaya, tek bir düşünceye odaklamak olarak anlatılır. Zihnimizde gezinen çok sayıda düşünceyi tek bir taneye indirmeyi başardık.

Üçüncü aşama ise bu tek bir düşünce de ortadan kalkarak anlık olarak boşlukta, herhangi bir düşünce olmaksızın kalmayı içerir ve bu aşama Dhyana, yani meditasyon olarak tanımlanır. Meditasyon aşamasında zihin anlık da olsa tüm düşüncelerden uzaklaşıp boşlukta asılı kalmış gibi bir haldedir. Eğer bu boşluk halini kesintisiz ve devamlı hale getirebilmeyi başarırsak Samadhi denen son aşamayı da gerçekleştirmiş oluruz. Fakat Samadhi’ye gelene kadar geçmemiz gereken yol uzun. Siz de biliyorsunuz ki zihin çok zorlayıcı.

Şuan tam da bu yazıyı okurken gözlerinizi kısa bir süreliğine de olsa kapatın ve zihninizi izleyin. İzin verin ordan oraya sürüklensin, bakalım sizi nereye götürecek? Ardından zihnin savrulmasını tek bir noktada toplamak için saydığım yöntemlerden birini seçip ona bir oyuncak verin ve bırakın oyuncakla oynasın bir süre. Zaman geçtikçe göreceksiniz ki o oyuncağa da ihtiyacı kalmayıp uslu bir şekilde kenara çekilmeye başlayacak. Başlangıçta zorlamamak adına 5-10 dakika gibi sürelerde kendi sessizliğinizde kalmaya çalışın. Zaman ilerledikçe süreyi arttırmayı deneyin. Başlarda zihin çok fazla direnç gösterebilir ama bir süre sonra inadını bir kenara bırakıp sakinlikte kalmayı seçecektir.

 

 

Sakin bir zihinde kalmanız dileğiyle 🙂

 

Namaste!

Gizem ŞENCAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here